TACS  Delivers the Insight and Vision on Technology for Strategic Decisions

Yuzde Bir

       
Home ] Up ] TACS Hizmetleri ] TACS Yetkinlikleri ] TACS Pazarları ] TACS Hakkında ] Görüş ve Haberler ] Bağlar ] İçerik ] Ara ]
[ Yuzde Bir ] Türkiye Çelişkileri ] Avrupa'nın neresindeyiz? ] Türkiye’nin Dış Borçları ] Borç Faizi ] RTE 2002-2007 ] Milli Gelir ] Türkiye Ekonomisi 2008 ] 2009-2010'da Ekonomi ] Stagflasyon Slumpflasyon ] Batı ve G-20 ] Washington Uzlaşısı ] Serbest Piyasa ] Stratejik Öngörü 2023 ] Türkiye Ekonomisi 2050 ] Kapitalizm ] İtirafsız Dersler ] Liberal Ekonomi ] Borsa Nedir? ] Liberalizmden Toplumculuğa ] Sorun ve Çözüm ] Ekonomik Gelişim ] IMF ] Kapitalizmin Gelecegi ] Bilgi Ekonomisi ] Yüksek Teknolojik Üretim ] Pardus ] DYSG ] Gümrük Birliği ] Konut Ekonomisi ] Turizm ] TSK 500 ]
 



 

Up

Yüzde Bir (% 1)
   
   

   
   
Dünyanın, denizler hariç, yüzölçümü yaklaşık 149 milyon kilometrekare. Türkiye'nin denizleri hariç, yüzölçümü 771 bin kilometre kare. Yani Türkiye, dünyanın yüzde 0.5'ini (binde besini) kapsiyor. Dünyanın nüfusu 6460 milyon. Türkiye'nin nüfusu 70 milyon. Yani Türkiye, dünya nüfusunun yüzde 1'inden biraz fazlasını oluşturuyor. Satınalma gücü paritesiyle ölçüldüğünde Dünyanın Gayrisafi Yurtiçi Hasılası (DGSYIH) toplamı 55.6 trilyon dolar. Türkiye'nin aynı ölçüye göre gayrısafi yurtiçi hasılası (GSYIH) 551 milyar dolar. Yani Türkiye, dünya gayrısafi yurtiçi hasılasının yüzde 1'ini yaratıyor (ya da dünyanın toplam gelirinden yüzde 1 pay alıyor.) Satınalma gücü paritesiyle hesaplandığında dünyada kişi başına ortalama gelir 8760 dolar. Türkiye'de aynı ölçüyle hesaplanan kişi başına ortalama gelir 7680 dolar. Yani Türkiye'nin kişi başına geliri dünya ortalamasının biraz altında bulunuyor. Dünyanın toplam ihracat rakamı 9.1 trilyon dolar. Türkiye'nin ihracatı (2004) 63 milyar dolar. Yani Türkiye, dünya ihracatının yüzde 0.7'sini gerçekleştiriyor. Dünyanın ithalat rakamı toplamı 9.4 trilyon dolar. Türkiye'nin ithalat miktarı 97.2 milyar dolar (2004). Yani Türkiye, dünya ithalat toplamının yüzde 1'ini yapıyor.

Dünyadaki ekonomiler kişi başına gelire göre sınıflandırıldığında kişi başına geliri 825 doların altında olanlar düşük gelirli ekonomiler, 826- 3255 dolar arasında olanlar orta gelir düzeyindeki ekonomiler, 3256-10066 dolar arasında olanlar orta üst gelir düzeyindeki ekonomiler ve 10066 dolardan yukarı geliri olanlar yüksek gelir düzeyindeki ekonomiler olarak sınıflandırılıyor. Türkiye bu sınıflandırmada orta üst gelir kategorisindeki ülkeler arasında bulunuyor.

Özetle 100 kişilik 100 metrekarelik ve 100 dolar gelire sahip ve birbiriyle 100 dolar toplam tutarında alış veriş yapan insanların yaşadığı bir dünyada yaşayan tek Türk, 0.5 metre kare toprağa sahip, toplam 100 dolarlık üretimin 1 dolarlık bölümünü üretiyor, diğerlerine 0.7 dolarlık mal ve hizmet satıyor ve onlardan 1 dolarlık mal ve hizmet satın alıyor. Buraya kadar yapılan karşılaştırmalar Türkiye'nin dünyanın yaklasik yüzde 1'ini oluşturan bir ekonomiye sahip olduğunu gösteriyor bize.

Böyle bir dünyada ötekiler de Türkler kadar pay alsa inanılmaz adil bir görünüm çıkardı ortaya. Ama gerçek böyle değil. Burada her bir Amerikalıya 5 dolar, her bir Avrupalıya 4 dolar düşüyor. Buna karşılık her bir Çinli yalnızca 0.6 dolar, her bir Hintli de 0.4 dolar elde ediyor. Türkiye öyle bir konumda ki bütün dünyanın ortalamasını temsil ediyor. 1 Türk 1 dolarlık üretim yapıyor, bunun 0.7 dolarını ötekilere satıyor ve onlardan 1 dolarlık mal alıyor ve geri kalan tutarı da (0.3 dolar) ötekilerden borçlanıyor.

Böyle bir dünyada gelecekte iki şeyden birisi olacak. Ya 100 dolarlık pasta büyüyecek ve pasta büyürken göreli düzelmeler olacak, örneğin Çinli başına gelir 0.6 dolardan yukarı gidecek; ya da mevcut pastanın paylaşımında dengeler yeniden oluşacak. Yani dünyanın bugünkü görünümü her bir ülkenin kendi iç görünümündeki çelişkilerden farklı değil. Nasıl ki her bir ülkenin kendi içinde gelir dağılımı eşitsizlikleri varsa aynı şey dünya genelinde de söz konusu. Türkiye bu durumun önemli istisnalarından birisi. Türkiye'nin içinde ciddi bir gelir dağılımı eşitsizliği var. DİE'nin açıkladığı 2003 yılına ilişkin Gini Katsayısı (GK) 0.42 (optimal GK=0). Bu oldukça adaletsiz bir gelir dağılımını gösteriyor. Buna karşılık Türkiye'nin dünya gelirinden aldığı pay son derecede adaletli (ya da dünya üretimine yaptığı katkı çok ölçülü).

Gini Coefficient World Human Development Report 2007-2008: The Gini coefficient is a measure of statistical dispersion most prominently used as a measure of inequality of income distribution or inequality of wealth distribution. It is defined as a ratio with values between 0 and 1: the numerator is the area between the Lorenz curve of the distribution and the uniform distribution line; the denominator is the area under the uniform distribution line. Thus, a low Gini coefficient indicates more equal income or wealth distribution, while a high Gini coefficient indicates more unequal distribution. 0 corresponds to perfect equality (everyone having exactly the same income) and 1 corresponds to perfect inequality (where one person has all the income, while everyone else has zero income). The Gini coefficient requires that no one have a negative net income or wealth.

Türkiye, gelecekte ekonomik dengelerini zedelemeden dış borçlanmasını düşürüp, kendi iç gelir dağılımını düzeltebilirse dünya açısından örnek oluşturacak ve bugün çalkantılar yaşamasına karşılık gelecekte bir barış adası olacak. Türkiye'nin geleceği açısından temel alınacak misyon bu olmalı.

Dr. Mahfi Eğilmez

   
   
   
 

TACS
 


 
 
   

 

Home ] Up ]

 

Copyright © 1997-2014 TACS
Last modified: July 13, 2016

The Best Networks Start with the Best Consultants, TACS